DURUMDAN FIRSAT OLUŞTURMAK

İçinde bulunulan şartları değerlendirerek sorumluluk yüklenmek anlamında “durumdan vazife çıkarmak”, içinde bulunulan şartları değerlendirerek yanlış adım atmamak anlamında ise “durumdan ders çıkarmak” deyimlerini kullanırız.

Durumdan fırsat oluşturmak sorun çözme tekniklerinde öncelikle bir bakış açısıdır. Bunu, güç durumlarda, davranışlarını ahlak kurallarından çok, çıkarlarına uyacak biçimde ayarlamayı amaçlayan bir tutum olan fırsatçılıkla karıştırmamak gerekir. O tür fırsatçılık negatif bir tutumdur. Yazı konusu durumdan fırsat oluşturma ise bir sorunu çözmede atılacak ilk adımdır.

Genelde bir duruma sorun olarak baktığınızda beyin o sorunun etrafında odaklanır. Sorunları sürekli tartışmak çoğu zaman sorunun yörüngesine girip çıkamamayı doğurur. Bu algı biçimini değiştirmek için her sorunu yeni bir fırsat olarak görmek önemli bir tavırdır.

Sorun çözme ve Sıradışı düşünme teknikleri konusunda bir sunum hazırlıyorum. Bir konuyu hazırlarken ve yazarken yeni şeyler öğreniyorum. Öğrendiklerimi çevremle paylaşarak ışığı her yere yaymaya çalışıyorum.

Bu yazıda size sorun çözme tekniklerinden biri olan “Sıfır Tabanlı Düşünme Yöntemi”nden bahsetmek istiyorum.

Bu yöntem bir uyarlama sonucu ortaya çıkmış. Sıfır Tabanlı Bütçeleme Sistemindeki bir mantıktan yola çıkarak geliştirilmiş. Sıfır Tabanlı Bütçeleme Yöntemi geçmiş yılların bütçesini dikkate alınmadan tüm bütçe taleplerini sıfırdan başlayarak ayrıntılı bir şekilde düzenlemektir.

Bu anlayıştan yola çıkılarak, “Bugün bildiklerimi zamanında biliyor olsaydım. Bugün yapıyor olduğum şeyi yapar mıydım?” sorusunu sormak. Eğer cevabımız hayır ise “Bu durumdan en çabuk nasıl kurtulurum” soruna cevap aramak gerekiyor.

Örneğin bir arkadaşınızla sorun yaşıyorsunuz. Ve sorunuzu sordunuz. “Bugün bildiğimi zamanında biliyor olsaydım bu kişiyle arkadaşlık kurar mıydım?” Diyelim ki cevabımız hayır Bu durumda onu hayatımızdan çıkarmak, yani başa dönmek, sıfırdan başlamak gerekiyor.

Bir başka örnek bir kurumda çalışıyorsunuz. Ve sorunuzu sordunuz. “Bugün bildiğimi zamanında biliyor olsaydım, bu kurumda çalışmak için müracaat eder miydim.” Eğer cevabınız hayırsa hemen en kısa zamanda oradan kurtulmak, kaseti başa almak, yeni bir hamle yapmak gerekir.

Bir işyeri açtınız. Bir zaman sonra sorunuzu sordunuz. “Bugün bildiğimi zamanında biliyor olsaydım. Bu işe yatırım yapar mıydım?” Cevabınız hayırsa, hemen başa dönmek, hatanızı itiraf etmeye cesaret edip sürece son vermek gerekiyor.

Bizim kültürümüzde bu durum, “Zararın neresinden dönersen kardır” atasözüyle ifade edilir. Sürüp giden zararlı bir işten ne denli erken vazgeçersek, daha sonra uğrayacağımız zararı o denli azaltmış, sonuç olarak o kadar kâr etmiş oluruz.

Mecellede bir kuraldır. “Def-i mazarrat celb-i menafiden evladır.” Yani “Bir zararın giderilmesi bir yararın temininden önemli ve önceliklidir.”

Hayat burada verilen bir soru formülüne sığacak kadar basit bir şekilde işlemez., daha girift ve karışıktır. Ancak yine bu yöntemler yön belirlerken bizi aydınlatır.

Bu yöntemlerden istifade edebilmek için, düşünsel bir esnekliğe ve hatamızı itiraf edebilecek bir yüzleşme cesaretine sahip olmamız gerekir.

O halde işlerimizle, ilişkilerimizle ilgili olarak “Bugün bildiklerimi zamanında biliyor olsaydım, duygusal ve finansal yatırımlar yapar mıydım?” diye soralım.

Umarım işinize yarayacaktır.

403 Toplam Görüntüleme 1 Bugün

Durdu GÜNEŞ

1962 Kahramanmaraş Elbistan doğumlu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Kamuda sırasıyla Çevre Sağlığı Teknisyenliği, Ruhsat İşleri Şefliği, Sosyal bilgiler Öğretmenliği, Avukatlık, Hukuk Müşavirliği, I. Hukuk Müşavirliği, Genel Müdür yardımcılığı görevlerinde bulundu. Türk Hukuk Dergisi Genel Yayın Kurulu Başkanlığı, İdarecinin Sesi ile Hukuk ve Demokrasi Dergisi yayın kurulu üyeliği yaptı. Kişisel gelişim ve mizah ağırlıklı kitapları bulunmaktadır. Yazıları ve şiirleri çeşitli dergilerde yayınlanmaktadır.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir