Emret Sayın Bakanım!
657 sayılı kanuna göre bir istisnai memur. Bu nedenle Bakan Yardımcıları, Ulusal Mesleki Yeterlilik kıstaslarının hepsinden azade ve en tepeye atanıyorlar. Bu açıdan hak, hukuk, kanun önünde eşitlik konularında sorunlu bir atama şekli. Biraz sonra yöneltilecek bir çok eleştirinin kucağına düşmelerinde kendi kusurları olsa bile sistemin muğlaklığı ve hatta olmayışının etkinliğini de kabul etmek lazım.
2003 de hükumet, selefleri gibi, Genel İdarede sıkıntılar tespit ile o baş belası bürokrasiyi hiza istikamete getirmeye girişti. Fren balata tertibatları nedeniyle bu girişimler akamete uğradı, o da bu işleri sildi kafadan. İyide sorunlar silinip gitmedi, bilakis arttı ve halende iri adımlarla artmaya devam ediyor, nerede ise yönetim yönetilemez halde.
Hükumet çare olarak kendisine geçmişte bütün başarı yollarını açan, Efsane belediyeciliği tüm yönetimlere yayma noktasına geldi. Daha doğrusu bilip pişirdikleri tek yönetim buydu. Her yakayı belediyeleştirince işleri kolay olacaktı. Bu tercihin optimum olduğu elbette tartışılabilir.
“Belimizde kılıcımız kirmani
Taşı deler mızrağımın temreni
Hakkımızda devlet etmiş fermanı
Ferman padişahın dağlar bizimdir “ Dadaloğlu
Bundan 11 yıl öncesine kadar Bakanlıklarda Müsteşar ve yardımcıları vardı. İstişare edilir ve Makama yardımcı olurlardı. Bunlar bakanlıkta ömür törpülemiş kurum hafızasına sahip kimselerdi. Başarılı olup olmadıkları, bahsi diğer olmakla, daha çok siyasi iktidarın yeteneğine bağlıdır. Siyasi iktidar bazen çok yetenekli kadrolarla çalışır veya çoğu kez nerede çürük memurlar var onları bulur unvanlar verir. Müsteşar ve yardımcıları bakanlarına mutlak itaatte ve az masraflı idiler. Müsteşar yardımcıları garibanların bir sekreteri ve bir şoförü dolayısıyla standart yerli bir arabası vardı. Müsteşarında 2 veya 3 arabası olurdu.
Siyaset nedense eskiden ‘arpalık’ denilen postlara ihtiyaç duyar. Kendi içindeki adam harcamalarında, taca atmalarda elinde depolar olsun ister. Kendisine problem olacak birilerine bir güzellik yapıyormuş jestiyle kişiyi etkisiz kılacağı pozisyonlar yaratır; kendi lehine memleket aleyhine maalesef. Özal, zamanında listeye giremeyen milletvekillerini KİT yönetimlerine koymuş; hepsine birer maaş, oda, sekreter ve araç tahsis etmişti. Kişilerde bunlarla yalanıp zamanla yok olmuşlardı. Bakanlık müşavirlikleri de çoğu kez bu amaçla kullanılmıştı. 1937 de bir ara milletvekillerinin tayin edildiği “siyasi müsteşarlık” icat edilmişti, bunun yanlışlığı hemen fark ve aynı yıl iptal edildi.

Bu kez aynı mantaliteyle ve belediye taklidiyle, 11 yıl önce Bakan Yardımcılıkları Bakanla Müsteşar arasında bir yerlere monte edildi; idarede kargaşaya neden oldu, bir çok mahzuru görüldü. 2018 de de müsteşarlık kaldırıldı Bakan Yardımcılığı baki kaldı. Doğrudan bakana bağlı 5 – 8 bakan yardımcısı oldu.
Yeniden gözden geçirilip – haklarını yemeyelim yaklaşık %13 verim alınabilinen – bu sistemsizlik ıslah edilebilir mi? Ufukta böyle bir kapasite ve irade gözükmediğinden olumlu cevap vermek müşkül.
Yeni Cumhurbaşkanlığı sisteminde kamu yönetiminde tek seçilmiş siyasi kişilik var diğerleri atanmışlardır. Dolayısıyla şimdinin bakanları eskinin müsteşarları, bakan yardımcıları da müsteşar yardımcıları pozisyonuna indirgenmiş oldular. Sadece bakan, memur statüsünde değil ve fakat atanma açısından bakan, bakan yardımcısı, genel müdür, bölge müdürü aynı atama biçiminde, aynı imza ile atanıyorlar. Eski sistemde Bakan, siyasetten yani dışarıdandı, hükumetin genel siyasetine uygun yönetimi takip eder Müsteşar/yardımcıları/genel müdürler ve memurlarda icra ederdi. Bu hal Osmanlıdan beri böyleydi. Şimdi ise bakanlar ve onların çok güdemeyecekleri yardımcıları cümbür cemaat dışarıdan gelmeler ve yönetimin bütün ipleri ellerinde. Artık genel müdürlerin, başkanlıkların esamesi okunmuyor kamuda.
Yeni ekip daha çok; gardı bozulmuş siyasetçi, çok köprünün altından/ feleğin çemberinden geçmiş acar abiler ve ablalardan oluşuyor. Bunlar açısından bu yönetim kademesi boş vakit geçirecekleri değil, belki tutkularına yeni fırsatlar yakalayacakları yerlerdir.
En azından israf tavan yapmıştır. Bakanlarla yarışıyorlar. Farzı misal bir bakanlıkta bakanın özel kalem ve çevresi (basın, protokol, koruma vb) 60 araba 250 nefer mesaide ise bakan yardımcılarının her biri için 15-20 araba 50- 60 nefer istihdam ediliyor. Aynen bakanlar gibi İstanbul Ofisleri falan. Bu fasiliteler bakanlıkta yoksa bağlı genel müdürlüklerden karşılanıyor. Yönetim tarzlarında da her birinin müstakil bir Anadolu beyi oldukları gözlemleniyor, başlarına bir baş dikilmediğinden, disiplinlerini sağlamak apayrı bir problem. Yine yönetimde dikkatlerinin, çok muttali olamadıkları hükumetin hedeflerinden ziyade indi amaçlar olduğu sobeleniyor. Aşağıya da yukarıya da karşı yerini belirleyememe sorunu kol geziyor.
Zaten bakanların ensesinde Cumhurbaşkanlığı ilgili politika kurulları boza pişiriyor altta ise yardımcıları ayar ile eteklerini çekiştiriyor.
Bakanlara yazık, kurtaralım onları bu cenderelerden.
Bir yerden başlayalım ve kolay olanı seçelim: bakan yardımcılıklarını ilga edelim.
Eski sisteme hatta ta Osmanlı sistemine gidelim: Müsteşarlığı geri getirelim, azıcık gericilik yapsak ne olur? Off of nerede o irtica günleri, hasret kaldık.
“Hasret Kaldım Yazlara / Dayandım Ayazlara
Sor Neler Çektiğimi / Saçımda Beyazlara” ilhan yüce



Biz de bir vatandaş olarak telaffuzumuzu, Allah’a şikayetimizi yineleyelim