Suriye Devrimcilerine Uyarılar
By Fenafil Haber - Cum Oca 27, 1:48 am

Bugün BBC Türkçe mahreçli bir haber döndü gazetelerde. Times gazetesine konuşan Suriyeli bir muhalif, Türkiye’nin, çatışmaların kontrolden çıkması halinde Suriye’nin hava üsleri ve cephaneliklerini vurabileceğini söylüyordu.
Habere göre; “Suudi Arabistan ve Katar Suriyeli muhaliflere silah almaları için para yardımı yapmayı kabul etti. Bazı muhaliflerin Arap Birliği’nin Kahire’deki toplantısından sonra Suudi Arabistan ve Katarlı yetkililerle görüşüp yardım sözü aldıkları belirtiliyor. Muhalifler daha çok ülke dışındaki Suriyelilerin gönderdiği yardımla Lübnan’dan karaborsada hafif silahlar alabiliyor.”
“Muhalefet şimdi Libya’da yapıldığı gibi Suriye üzerinde de uçuşa yasak bölge ilan edilmesini, Türkiye ve Ürdün sınırlarında tampon bölge oluşturulmasını istiyor. Adının açıklanmasını istemeyen bir muhalif, Türkiye’nin tampon bölge planlarını gördüğünü, bu bölgenin sınırdan silah geçirilmesine izin verdiğini, böylece direnişin güçleneceğini söyledi. Söz konusu muhalife göre Türkiye’nin planları çatışmaların büyümesi halinde hava üslerinin ve cephaneliklerin bombalanmasını da içeriyor.”
Bu vesileyle, İsra Haber internet sitesinde yer alan bir yazıyı aktarmak istedik sizlere. Filistin Haber Ajansı Maan’da Prof. Abdussettar Kasım imzasıyla yayınlanan bu yazı, Ümit Yıldırım tarafından tercüme edilmiş.
Başlık; “Suriyeli Devrimcilere Uyarılar”. Özetle şunlar dile getiriliyor:
Amerika’nın Suriye halkı insanının özgürlüğüyle bu kadar alakalı ve ilgi olması akıl karı bir durum mu? İngiltere ve Fransa’nın, Suriye istihbaratının Suriye halkına yaptığı zulümden duyduğu endişeden dolayı gözüne uyku mu girmiyor? Şu ana kadar Arap halklarını korumak amacıyla bir kelime bile söylemeyen Arap Birliği’nin üzerine rahmet melekleri indi de Suriye halkını savunmaya mı başladı? Gece gündüz durmadan halkını ezen, kahreden, mallarını çalan ve sömürü düzenlerinin etkinliğini arttırmak için iş birliği içinde olanlar şimdi çıkıp diğer insanların özgürlük ve hürriyetlerini savunmaya mı başladılar?
Doğru Suriye yönetimi halkına karşı çok zulüm etti. Şüphesiz Suriye Güvenlik Birimleri çok sert bir tavır aldı, ellerindeki kalın sopayla insanları ve farklı görüşleri şiddetle bastırdı. Suriye yönetimi siyaseti olan ilkelliğe, zorlayıcılığa devam etti. Suriye’de yolsuzluk o kadar çok yayıldı ki, artık rüşvet Suriye vatandaşının hayatının olmazsa olmaz bir parçası olmuştu. Yolsuzluk, zulüm ve baskı ile vatanın güvenliği ve vatandaşlara çok büyük kötülükler yapıldı.
…
Evet Arap halkları devrimleri gerçekleşti. Ama hiçbiri Suriye devrimi kadar Arapların resmi ve uluslararası planda ilgi ve alakasını üstüne çekemedi. Bir çok devlet, uluslararası örgüt, farklı medya kuruluşları ve Arap yönetimleri alışılmışın dışında bir yoğunlukla Suriye’nin iç sorununa müdahil olması noktasında aşırı bir çaba sergiledi.
…
Amerika’nın bazı muhaliflerin yanında durması, bu muhalif güçlerin yanlı olduğuna delalet ediyor. Arap yönetimlerinin muhaliflerden belli bir yönü desteklemesi bu yönün İslam ümmetine zıt bir taraf olduğu anlamına geliyor. İngiltere ve Fransa Arap ülkelerinde bir şeyler yapma çağrısında bulunuyorsa emin olunki bu yapılacak şeyin ardından Arap ümmeti büyük bir zararın içine girecek. Biz ne bu yabancı devletlerden ne de Arap ülkelerinden hayır namına bir şey görmedik ve asla da görmeyeceğiz.
Çünkü bunlar bizim göğsümüze kurşun sıktı, bedenlerimizi hapsetti, mallarımızı çaldı, harcadı, israf etti, askerlerimizi hezimete uğrattı, direnişçilerimize işkenceler uyguladı, onurumuzu ayaklar altına aldı, zillet altına soktu, topraklarımızı işgal etti, birliği böldü ve parçaladı, kardeşliğimize nefret ve zulüm ekti, nefsimize acı ve hüsran getirdi, mukaddesatlarımızı yıktı ve ihlal etti, varlığımızı zayıflattı ve geriletti. Amerika ve bir çok batılı ülke İsrail ile işbirliğine girdi. Arapları zayıflatmak, cehalet, fakirlik ve gerileme ile bütünleşmeleri için bazı farklı diktatör Arap rejimleriyle yardımlaştı.
Tüm bunlardan dolayı biz Amerika ve işbirlikçisi Arap yönetimlerinin bulunduğu tarafın tam karşısındaki tarafta duruyoruz. İsrail, İngiltere ve Fransa’nın bulunduğu noktanın karşısında durmaktayız. Bizim ne Amerika ne İsrail ne de batıda ve doğuda bu iki ülkeye bağlı olanlarla aynı safta durabiliriz. Çünkü onlardan düşmanlık, tuzak, yanıltma, şer ve zarardan başka bir şey bekleyemeyiz.
Batı ve beraberindeki İsrail’in yanı sıra Araplar, yönetim ve muhalif kanadın pes etmemesi durumunda, Suriye’de bir savaş çıkarmak istiyorlar. Ama biz Suriye’nin bu krizden halkının burnu kanamadan sağ salim sonuçlanmasını ve kurtulmasını istemekteyiz.
…
Eğer Suriye Bahreyn gibi İsrail’in dostu olsaydı ya da Suudi Arabistan gibi İran’a düşman olsaydı, ne Amerika’nın ne de Arapların Suriye halkının özgürlüğü için seferber olduklarını görürdünüz.
Yazar, uzun uzun düşünmesi için Burhan Galyun’a şu çağrıda bulunuyor:
“Yabancı ülkeleri tavaf etmekten vazgeç!”



