YAR BANA BİR CEBRİ TASARRUF MEDET

By Gökhan Oğuz - Per Ağu 06, 3:43 pm

Vatandaşlardan paydaşlara kaynak aktarımı modelleri bize mahsus değildir. Demokrasisi gelişmiş, sivil toplum örgütleri güçlü, hak arama yolları sonuna kadar açık ve insanların yığın değil de birey olduğu ülkelerde doğal olarak “zorunlu tasarruf” diye bir kavram gelişemeyecektir. Bu modellemeler, ülke dışı kaynakları sömüremeyecek ve bu yüzden iç kaynaklarına yönelecek az gelişmiş ülkelere mahsustur. Yatırımlara ve dolayısıyla gelecek güzel günlere aktarılacak tasarruf kaynağı yaratma iddiasıyla oluşturulur. Zaten vatandaşların da; kamu kaynaklarının kullanımını takip edebilecekleri, saydamlığı ve hesap verilebilirliği sağlayacak mekanizmalar talebi bulunmayacaktır. Aslına bakarsanız; “Devlet’ten hesap sormak da ne demek”tir.

Şimdi diyelim ki, az gelişmiş (diğer tabiriyle gelişmesi mümkün olmayan) bir ülkenin Pancho Villa bozuntusu liderisin, hâkimiyetin altındaki tebaanın gelecek güzel günlerini planlıyorsun. Al sana kuracağın cebri tasarruf sisteminin ana unsurları. Al hatta bir ipucu daha; bu esasları yurtdışında eğitim görmüş ak göğsü üstü ilik düğmeli beyaz yakalarına kravat takan kullarına vereceksin ki; mahalli koşullara uyarlayıp, sistemi geliştirebilsinler.

  • Azar azar alacaksın; vatandaşın canı yanmayacak, peşine düşmeyecek, uğraşmaya değmeyecek, düşünmeyecek. Yığınlardan bahsediyoruz burada. Damlaya damlaya göl olur. Gölleri yan yana dizer okyanus yapar, yatını koyuna çekip sahilinde güneşlenirsin.
  • Vatandaşın kurnaz beynini gıdıklayacaksın. Ufak ufak alınan tutarların toplamda çok büyük bir meblağ ifade ettiğini bileceklerdir. Ancak şunu da bileceklerdir ki; büyük parayla büyük para kazanılır. Bu kazancın kendi hissesine düşeni de verdiğinden çok büyük olacaktır. Yattığın yerden ve azıcık bir zühuratla deli para kazanmayı kim istemez?
  • “Ya tutarsa” zihniyetini canlandıracaksın. Hele hele piyango gibi kumar örgütlenmelerini de milli hasletleriniz içine alırsan hiç sorun yok. (Bir piyango nasıl milli olur demeyin, olur.) Sonuçta kurnaz vatandaşlar, ya tutarsa diyip, milli duyguları da depreşip kumar oynar, hemi de talih oyunlarının en büyük müşterileri tebaanın en gariban kısmı olur. O iş tamamdır.
  • Sistemi Devlet adına da kurabilirsin, bireysel de. Ne de olsa Devlet, etiyle kemiğiyle sensin. Hangi hukuk düzenini kurmuş olursan ol, bunun adına dolandırıcılık diyeceklerdir. Varsın desinler. Ha öyle ha böyle, sen paran cebinde mi ona bak. Devlet örgütlenmesi dışı mekanizmaların da kendine özgü avantajları vardır. Mesela ibadet yerlerini gezerek, insanların dini duygularını da işin içine sokmak ekstra teşvik sağlar.
  • Adamakla mal tükenmez. Vaat et, ama taahhütlerini asla yerine getirme. Dolandırıcıysan, güven verme babından taahhütlerini gerçekleştiriyormuş gibi görünebilir, kaz gelecek yerden tavuğu esirgemeyebilirsin. Ama devlet adına yapıyorsan böyle bir güven mekanizmasına da gerek bulunmamaktadır. Vatandaşın neden kazanamadığını izah her zaman mümkündür.
  • Tabi ki kör gözüne parmağım diye, vatandaşı toptan keriz hissettirmeyeceksin. Hizmetlerin sürekliliği esasından hareketle, vatandaşa hakkının yenildiği duygusu vermeyeceksin ki, ilerideki organizasyonlarda sorun çıkmasın. Sen de on, ben diyim yirmi sene sonra milletin paralarını iade edebilirsin.
  • Sistemi kurarken sorumluluğu dağıtacaksın. Kim vurduya gidecek. Kurtarılan üç kuruş kar sayılacak. Zorunlu tasarruf sistemleriyle elde edilen fonlar, varlığının esbab-ı mucibesi, sadece kaydi olarak vardır. Elle tutamazsın, gözle göremezsin, nerede bilemezsin. Ya şundadır ya bunda, hel-va-cı-nın kızında. Duma duma dum.

Evet, sanırım bu cebri tasarruf hikâyesi böylece uzayıp gidecek. Artık, tecessüs eylemiş müşahhas misallerle konuyu, laboratuar ortamında inceleyebiliriz.

Bir bahar akşamı rastladım size

Sevinçli bir telaş içindeydiniz

Derinden bakınca gözlerinize

Neden başınızı öne eğdiniz

 

ZORUNLU TASARRUF KONULU DİĞER YAZILAR

HER TÜRK TASARRUF EDER

CEBREN TASARRUFUNU YİYİM

ÜÇ TARZ-I TASARRUF

AHKÂM-I BEŞER ŞAŞAR

Cevap bırak.