İyi Bir Karar, İlginç Bir Zamanlama

By Gökhan CANDOĞAN - Sal Oca 27, 10:57 am

Kamu Görevlileri Etik Kurulu’nun Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanı Aytaç Durak ile İlgili Kararı;

İyi Bir Karar, İlginç Bir Zamanlama

25.05.2004 tarihinde kabul edilen ve 08.06.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5176 sayılı “Kamu Görevlileri Etik Kurulu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında” Kanun ile oluşturulan “Kamu Görevlileri Etik Kurulu”, pek çok yurttaş açısından ismi duyulmamış bir kurum olsa da, 13.04.2005 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik sonrası Prof. Dr.Mehmet Sağlam’ın başkanlığında faaliyetine başlamıştır.

Etik Kurul, “kamu görevlilerinin uymaları gereken saydamlık, tarafsızlık, dürüstlük, hesap verebilirlik, kamu yararını gözetme gibi etik davranış ilkeleri belirlemek ve uygulamayı gözetmek üzere” kurulmuş olup, 11 Eylül 2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 2008/14085 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Başkan ve üyeleri yeniden belirlenmiştir. Halen Başkanlığının Prof. Dr. Bilal Eryılmaz’ın yaptığı Kurul’da Yargıtay, Danıştay ve Sayıştay temsilcilerinin yanı sıra çeşitli kurumlardan bürokratlar da yer almaktadır.

2007 yılında yayınladığı “Hediye Alma Yasağı” ve 2008 yılında yayınladığı “Kamu Konutlarının Tahsisi” İlke kararları ile kamuoyuna varlığını duyuran Etik Kurul, yasada tanımlanmış konularda yapılan başvuruları değerlendirmek ve Etik anlayışına aykırı bulduğu konuları karara bağlayarak Resmi Gazetede ilan etmekle yükümlüdür.

Etik Kurul yasasının 4.maddesi gereği, yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış bulunan uyuşmazlıklar hakkında Kurul’a başvuru yapılamaması ve Kurul incelemesi sürmekte iken yargı yoluna başvurulması Kurul incelemesini durdurup sonlandırması zorunluluğu Kurul’a yapılan başvuruların nitelik/sayısını etkilemektedir.

Etik Kurul, bugünkü Resmi Gazetede (27.01.2009) yayımlanan Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanı Aytaş Durak kararı ile kamuoyu gündemine gelmiştir.

2 Ekim 2008 tarihinde M. Naim Yalçınel ve Taner Talaş isimli kişiler tarafından e-posta yoluyla yapılan başvuruda; Aytaç Durak’ın eşi Fahriye Durak’a ait taşınmazı kapsayan bölgede, 1/1000’lik Uygulama İmar Planı’nda değişiklik yaparak, mesken alanından çıkarıp ticaret alanına dahil ederek arsanın değerini arttırdığı suçlamasında bulunulmuştur.

Belediye Başkanı Aytaç Durak’ın, anılan planın beş kilometrelik şeridi ve 338.000 m2 alanı kapsadığı, sadece eşinin değil tüm taşınmaz sahiplerinin bu imkândan yararlanacağı savunmasını kabul etmeyen Etik Kurul, 5393 sayılı Belediye Yasası’nın 27.maddesine aykırı olarak, eşine ait taşınmazı da içeren plan ile ilgili toplantıya katılmaması gerekirken toplantıya katılıp karara imza atan Durak’ın Etik Yönetmeliğinin “dürüstlük ve tarafsızlık” başlıklı maddesi ile “çıkar çatışmasından kaçınma” başlıklı maddelerine aykırı hareket ettiğine hükmetmiştir. (Etik Kurul Durak Kararı – Resmi Gazete’den okumak için buraya tıklayınız)

Kararda yer alan maddi olayların doğruluğu halinde (karara karşı yasal süre içerisinde idari yargıda iptal davası açma hakkı mevcuttur ve yargı kararı ile içerik kesinleşecektir) karar içeriğine/sonucuna katılmamak mümkün olmadığı halde, zamanlama oldukça dikkat çekicidir. Bilindiği üzere Aytaç Durak iktidardaki AKP üyesi iken, adaylıkla ilgili çeşitli sıkıntılar sebebiyle AKP’den istifa ederek MHP adına aday olmuştur.

Bu durum basında 25.12.2008 tarihi itibariyle haber konusu olmuştur.

Resmi Gazetede yayımlanan kararın tarihi ise 26.12.2008’dir. Yani, Durak’ın MHP üyesi/adayı olmasından bir gün sonra yapılan toplantıda alınmış bir karar söz konusudur.

Zamanlamadaki ilginçlik, bir başka soruyu daha gündeme getirmektedir; acaba Durak’ın iktidar partisinden istifasının altında da bu süreç mi yatmaktadır?

Her ne olursa olsun, Etik Yasası’nın etkili/doğru bir şekilde işletilmesi halinde başta İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanları olmak üzere, mevcut iktidar üyesi pek çok belediye başkanının “etiğe aykırı” bu tür imar ve/veya benzeri kararları bulunacağı aşikârdır. Hal böyleyken, karar içeriği/sonucuna katılmakla beraber, diğer “Etik Çiğneyicileri”n sorumlu bulunması için illa parti mi değiştirmeleri gerektiği önemli ve yanıtlanması gereken bir soru olarak ortadadır.

 

Cevap bırak.