SELLÜLİT VE ŞİŞMANLIĞA AKUSTİK ÇÖZÜM

By Sinan İBİŞ - Per Eki 30, 2:01 pm

Çirkin bir görünüme neden olan sellülit, bölgesel yağlanma ve şişmanlık sorunları kozmetik ile estetiğin ilgisini her geçen gün daha çok çeken bir konu oluyor. Avrupalı bilim adamları inatçı sellülit ve bölgesel yağlanma problemlerinin küçültülmesinde uzun yıllar tıbbi alanlarda yaygın olarak kullanılan ses dalgalarının biraz daha değiştirilmiş bir tipini doğru akımlarla birleştirerek daha etkin kılmayı başardılar. Geliştirilen ve patentlenen yeni akustik ses teknolojisinde estetik alanda kullanılan yüksek frekanslı ses dalgaları yerine düşük frekanslı ses dalgaları dokuları uyaran doğru akımlarla birlikte kullanılıyor.

Düşük frekanslı ses dalgaları maksimum 0.5 cm derinliklere kadar inerek etkilerini gösterirken, düşük frekanslı ses dalgaları ise 3 – 5 cm derinliklere kadar inerek daha etkin olabiliyor.

Problemler derindedir… Sellülit ve bölgesel yağlanma problemlerinde de cildin santimetrelerce derinliklerinde dolaşım yavaşlamakta ve yağlar birikmekte olduğundan, düşük frekanslı ses dalgaları ile yapılan terapilerle daha iyi, daha güvenli ve daha erken sonuçlar alınabiliyor. Kulaklarımızın duymadığı ses dalgaları akın akın problemli dokuların derinliklerine gönderilerek mekanik ve termik etkilerle beklenen yararlar elde ediliyor.

Konforlu uygulama…

Düşük frekanslı akustik ses dalgaları çevredeki sinir, kas ve kan damarlarına zarar vermeden uygulama için seçilmiş bölgelerdeki yağ hücrelerindeki depolanmış yağları azaltıyor, derinlerde bir miktar lokal ısınma sağlıyor ve seçilmiş bölgelerdeki yavaşlamış dolaşımı hızla geliştiriyor, aynı zamanda da hücreler arasında birikmiş lenf sıvıları hızla dolaşıma dahil ediliyor. Akustik ses dalgalarının etkileri uygulamadan sonra 48 – 72 saat sürebiliyor ve uygulamalar haftada bir 30 dakikalık seanslar halinde gerçekleştiriliyor. Uygulamalar esnasında uygulanan alanda sadece hafif bir sıcaklık hissediliyor. Seans sayıları uygulama yapılan bölgenin ve kişinin problemine göre, sellülit veya şişmanlığın tipine göre planlanabiliyor.

Sonuçlar hızlı görülüyor…

Genel şişmanlık problemlerinde de rahatlıkla uygulanabilen düşük frekanslı ses dalgaları şişmanlık için yapılan diğer tedavilerle rahatlıkla birleştirilebiliyor ve diğer tedavilerin başarısını da artırabiliyor. Düşük frekanslı akustik ses dalgalarının etkileri sellülit ve zayıflama alanlarında kullanılan diğer teknolojik metotlara göre daha hızlı gerçekleştiği de bilimsel olarak ortaya koyulmuş durumda. İlk uygulamalardan sonra uygulama yapılan alanların çevresel ölçümlerinde azalmalar görülebiliyor. Dokulardaki sorunlar daha temel düzeyde küçültüldüğünden de sonuçlar daha kalıcı olabiliyor. Bilim adamları tarafından uygulamalardan sonra yapılan kan testlerinde parçalanan yağların bölgesel olarak tüketimleri artırıldığı ve lenf damarları tarafından hızla uzaklaştırıldığı için uygulama sırasında ve sonrasında kan yağlarında ölçülebilen bir değişiklik görülmüyor.

Plastik cerrahlarında işini kolaylaştırıyor…

İleri derecede bölgesel yağlanma problemi olan kişiler için plastik cerrahlar tarafından liposuction adı verilen cerrahi bir işlemle yağlar boşaltılıyor. Bu ameliyatın yapıldığı kişilerde liposuction öncesi yapılacak düşük frekanslı ses dalgaları uygulamalarıyla yağlar yumuşatılıyor ve daha kolay, daha başarılı, daha hızlı iyileşen ameliyat sonuçları ortaya çıkabiliyor. Ayrıca ameliyatlardan sonra düşük frekanslı akustik ses dalgalarının uygulaması ile daha gergin ve daha düzgün bir cilt yapısı elde edilebiliyor.

Kimlere uygulanmıyor…

Belirgin kemik erimesi problemi olanlara, kanser hastası olanlara ve cildinde açık yaraları veya tümörleri olanlara uygulanmıyor. Belirtilen bu problemler dışında herkese güvenle uygulanabiliyor ve uygulamadan hemen sonrası kişiler normal hayatlarını rahatlıkla devam ettirebiliyor. Ayrıca diğer sellülit ve zayıflama alanlarında kullanılan teknolojik yöntemler gibi hanımların adet dönemlerinde prensip olarak kullanılmıyorlar.

Kılcal damar problemleri de küçülüyor…

Ülkemizde doğurganlığın fazla olması nedeniyle özellikle hanımlarda sellülit ve şişmanlık ile birlikte
% 75 civarında da bacaklarda kılcal damar problemleri görülebiliyor. Düşük frekanslı ses dalgalarıyla yapılan uygulamalardan sonra çevre dokulardaki kılcal problemlerde de belirgin gerileme görülebiliyor. Ayrıca yapılan uygulamalarla bacaklardaki şişlik problemlerinin azaldığı; yorgun bacaklar için tarif edilen uyuşma, karıncalanma, kramp ve ağrı gibi şikayetlerinde çoğu zaman kaybolduğu veya belirgin olarak azaldığı görülebiliyor.

Kozmetiklerin etkisini de artırıyor…

Düşük frekanslı ses dalgaları uygulama esnasında bir yandan da içerisinde lenf dolaşımını artıran veya yağ metabolizmasının hızlanmasına katkı sağlayan çeşitli kozmetiklerin cilde 30 – 50 defa daha fazla nüfuzunu sağlayarak kozmetiklerin etkinliğini artırabiliyor. Böylece gerek ses dalgalarının etkileri, gerekse de birlikte cilde uygulanan kozmetiklerin etkileri sayesinde daha iyi sonuçlar elde edilebiliyor.

Cevap bırak.