Kendi Yağınızla Gençleşin!
By Sinan İBİŞ - Per Eki 30, 2:14 pm

Yaşımızın ilerlemesi ile birlikte yüzümüzdeki deride incelme, deri altı dokudaki diriliği sağlayan kollajen ve gerginliği sağlayan elastik lif miktarlarında azalma meydana gelmekte. Buna bağlı olarak deri dokusunun su depolama kapasitesi azalmakta, cilt canlılığını, doğal kalınlığını ve diriliğini kaybetmekte. Yaşlanma süreci ile birlikte diğer önemli bir değişiklerde belirgin olarak deri altı yağ dokusunda görülüyor.
Deri altı yağ dokusu kaybı ciltte çökmelere neden oluyor…
Yaşamın erken dönemlerinde deri altındaki yağ dokuları üzerindeki cilde yastık görevi görerek yüzün veya diğer vücut kesimlerinin estetik yapısını oluşturur. Vücudun değişik kısımlarındaki yağ yastıkçıkları birbiri ile devamlılık ve uyum içerisinde yapılanır. Bir kişiye karşıdan veya yandan baktığınız zaman bu yağ yastıkçıklarının oluşturduğu estetik hatlar vardır. Yaşın ilerlemesine bağlı olarak deri altı yağ dokusu miktarı değişik bölgelerde az veya çok azalma gösterir. Ayrıca yağ yastıkçıkları altında yer alan kemik çatıdaki erimeler ve yerçekimi etkisine bağlı olarak sarkan yağ yastıkçıkları belirli bölgelerde birikme ve sarkma yaparak birbirleri ile olan uyumlu beraberliklerini yitirebilirler ve sonuç olarak ta ciltte çökmeler ve elastikiyet kayıpları dikkati çekebilir.
Ciltteki çökmeler yüz hatlarının bozulmasına neden oluyor…
Hemen kaşımızın altındaki yağ yastıkçıkların küçülmesi ve göz altlarımızdaki dokuların sarkması kaşlarımızın da düşmesine sebep olur. Şakak bölgesindeki yağ yastıkçıklarındaki azalma ile bombeli olan şakak kısmımız içeriye doğru çöker. Orta yüz bölgesindeki bu yastıkçıkların aşağı doğru sarkması üst dudak, yanak bileşkesinin belirginleşmesine ve yüzümüzün yaşlı görünmesine neden olan düzleşmesine neden olur. Çene hattındaki yağ dokusunda küçülme ise çene bölgesinde sarkmaları ortaya çıkarır.
Sonuç olarak yağ yastıkçıklarımızda zamanla yaşadığımız değişiklikler sonucunda estetik hatlarda yaşlanmanın göstergelerinden biri olan kırılmalar görülür. Yaşlanmada zamanla incelmiş bir deri ve azalmış bir yağ dokusu birleştiğinde de kasların hareket yönlerine dik olacak şekilde derin kırışıklıklar görülmeye başlar. Özellikle göz çevresi ve dudak çevresinde olan derin kırışıklıklar en sık gördüğümüz problemler.
Kendi yağınızla kaybolan hacimlerinizi geri kazanmak…
Yağ dokusu vücudumuz da bol miktarda bulunan ve kolay elde edilen bir doku. Yeni geliştirilen Lipvag metodu ve kiti sayesinde yüzümüzdeki kırışıklıklara, çizgilere ve sarkmalara yönelik olarak minik bir cerrahi işlemle bu hacim kaybının yerine koyulması en doğal sonucu veriyor. Sadece bu hacmin yerine konulması bile görünümümüzde çok daha genç bir imaj uyandırmak için yeterli.

Yağ nerelerden, nasıl alınır ve nerelere verilir?
Karın, bel, uyluk ve diz bölgelerinde fazlaca birikmiş yağlarlardan ihtiyacımızı karşılayabiliriz. Ülkemize yeni getirilen ve özel olarak hazırlanmış LipiVag adı verilen bir kit sayesinde küçük bir cerrahi işlemle alınan yağlar alınma esnasında kendi içerisinde dokuda uzun süre kalabilecek özelliklerde ayrıştırılır ve enjeksiyona hazır hale getirilir. Ardından ise belirlenmiş enjeksiyon alanlarına lokal anestezi ile özel olarak hazırlanmış yağlar dokuların naturel olarak yeniden yapılandırılmasına uygun olarak enjekte edilir.
Amerika da yağ enjeksiyonunda yeni trend Lipivag tekniği…
Yağ enjeksiyonu plastik cerrahlar tarafından yapılan bir uygulama olmakla birlikte genellikle yağın alınması, enjeksiyon için hazırlanması işlemleri sonrasında enjekte edilen yağın dokuda yaşamsal özellikleri kısmen tahrip edildiğinden enjekte edilen yağlar birkaç ayda kaybolmakta idi. Oysaki Amerikalı Plastik cerrahların geliştirdiği lipivag tekniği ve kiti sayesinde alınan yağ dokusu içerisindeki yağ hücreleri ve yağın dokularda yaşaması için gerekli olan ATP maddesi hasarsız olarak ayrıştırılmakta, elde edilen hasarsız yağ dokusu da enjekte edildiğinde genellikle 3 yıldan daha uzun süreler kalabilmekte.
Nerelere yapılıyor…
Alın, şakak ve üst göz kapağı bölgesindeki enjeksiyonlarda alında gençleşme, şakaklarda düzleşme, elmacık kemiği bölgesinde silikleşmiş çıkıntıların tekrar belirginleşmesi ve göz altındaki çökmüş karanlık hatların daha aydınlık hale getirilmesi, üst ve alt dudakta yaşlılık çizgilerinin azaltılması veya biraz daha hacim kazandırılması, çene hattı boyunca yapılan uygulamalarla çene çizgisinin daha estetik hale getirilmesi, yaşlı ellerde ise çökmüş cilt altının yeniden yapılandırılması ile ellerin genç görünüme kavuşması sağlanabilmekte.
Tekrarlamak gerekir mi?
Yağ enjeksiyonlarından sonra uygulama alanlarında ve diğer alanlarda zaman içerisinde bir miktar erime gerçekleşebilmekte. Yapılan yağ enjeksiyonlarının uzun dönemde kalıcılık oranları diğer dolgu malzemelerine göre çok daha fazladır, bu kalıcılık ile ilgili kişiden kişiye değişen süreler var olabilmekle birlikte, enjeksiyonla elde edilen etkiler rahatlıkla 3 yıl veya daha uzun yıllar yaşayabilmekte.
Avantajları ve maliyeti…
Diğer dolgular ile yüksek hacimlere ulaşmak son derece yüksek maliyetli olmakla birlikte bu dolgular her ne kadar natürel de olsa yabancı maddelerin vücuda verilmesi nadiren allerjik reaksiyonlar doğurabiliyor. Oysaki yağ enjeksiyonlarında kişinin ihtiyacı olan enjeksiyon hacmine kolaylıkla ulaşılabiliyor ve enjeksiyonların kısa sürede tekrarlanması gündeme gelmiyor. Bir defalık işlemle çok daha ekonomik bir bütçe ile yağ enjeksiyonu herhangi bir risk söz konusu olmadan gerçekleşebiliyor. Birde buna lipivag enjeksiyon tekniğinin kolay, hızlı, konforlu, daha kalıcı ve daha az travmatik uygulama kolaylığı eklendiğinde kişilerde son derece başarılı sonuçlar oluşuyor. Ayrıca yağ hücreleri arasındaki natürel cilt geliştirici kök hücreler sayesinde de enjeksiyon sonrasında ciltte bir canlanmada göze çarpıyor.
Yan etkileri varmıdır?
İşlem sonrası yağ alınan ve enjekte edilen bölgelerde hafif ağrı, ve şişlik ile morarma birkaç gün süre ile oluşabilir.Yağ enjeksiyonu yapılan yerlerde ilk bir kaç gün şişlik, morluk ve gerginlik hissi olabilir. Bu etkiler uygulamadan hemen sonra yapılacak soğuk kompreslerle de azaltılabilir.



