KÜRESEL DEĞER ZİNCİRİNDE TÜRK FİRMALARININ KONUMU
By Ramazan AKTAŞ - Sal Tem 01, 6:45 am

Son yıllarda özellikle ihracatçı Türk firmaları markalaşma konusuna büyük önem vermektedirler. Bu girişimler bir bakıma, Türk firmalarının küresel değer zincirinde eklemlendiği aşamalardaki farklılaşmanın hangi sebeplerle ve ne şekilde gündeme geldiğini de ortaya koymaktadır. Önceleri görece düşük ücret ve girdi maliyetleri üzerine dayandırılan ve çoğunlukla, dizayn ve marka üretebilen çokuluslu firmalara taşeron/fasoncu olarak çalışan Türk firmaları; zaman içerisinde hem rekabetin değişen koşulları, hem de doğrudan doğruya firmaların kendilerine özgü avantajlarında ortaya çıkan gelişmelerin bir sonucu olarak; küresel değer zincirindeki yerlerini iyileştirme çabasına girişmişlerdir. Bu yeni durumda hedeflenen aşama; katma değerden daha yüksek payların alınabildiği, dolayısıyla rekabet gücünün esas olarak düşük fiyata değil de kaliteye, dizayna ve bunların yüksek niteliğe eriştiğini sembolize eden markaya dayandığı bir aşamadır. Markalaşmayla ilgili bu yazı dizimizde sözü edilen gelişme süreci değerlendirilmektedir.
Türkiye ekonomisi 24 Ocak 1980 Ekonomik Kararları sonrasında önceki dönemle kopuşu getiren yeni ekonomi politikasıyla birlikte bir yeniden yapılanma sürecine girmiştir. Bu tarihte başlayan çeyrek asırlık dönemde kurulan tüm hükümetler, küçük farklılıklar göstermekle birlikte benzer politikalar izlemişlerdir ve Türkiye ekonomisi dünya ekonomisiyle bütünleşerek küresel üretim sisteminin bir parçası hâline gelmiştir. Ulusal ekonominin dünya ekonomisiyle bütünleşmesi, bir bakıma ulusal firmaların kendi sektörlerindeki rekabetçi güçlerine bağlı olarak uluslararası üretimde farklı aşamalarda bir rol üstlenmeleri anlamına gelmektedir. Sözü edilen rolün sistem içinde yer aldığı aşama, o rolü üstlenen firmaların, yaratılan değerden aldıkları payın da belirleyicisidir. Bu çerçevede marka kavramı esas alınarak, Türk firmalarının uluslararası ekonomik yapı bünyesinde üretilen değerden aldıkları payın nasıl âzamiye çıkartılabileceği büyük önem taşımaktadır. Bu yazı dizisi, işaret edilen kavramsal çerçeve bağlamında, Türk firmalarının ‘niçin markalaşmak zorunda olduklarını’ açıklayan temel hususları ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu çerçevede yazının ikinci bölümünde, Türk ekonomisinin dünya ekonomine eklemlenme süreci değerlendirilecek; üçüncü bölümde, küresel değer zinciri ve marka kavramlarına değinilecektir. Dördüncü bölümde ise Türk firmalarının markalaşma çabaları ve bazı firma örnekleri üzerinde durulacak ve sonuçlar özetlenecektir.
Prof. Dr. Ramazan AKTAŞ, Emin Akçaoğlu



