Ciltteki İzler Kabusunuz Olmasın
By Sinan İBİŞ - Sal Haz 10, 1:27 pm

Cildimizde hayat boyu taşımak zorunda kaldığımız, sonradan oluşan izler cildimizin yüzeyinde kötü görünüme neden olmakta. Bir çok nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilen bu izlerin nedenleri arasın da yaşamımızda sıklıkla gördüklerimiz yanıklar, kazalar, ameliyatlar, hastalıkla veya intihar gibi nedenler. Her ne sebeple olursa olsun ciltte oluşan hasarlardan sonra cilt kendi kendini kısmen de olsa onarmakta ve nebde adı verilen normal deriden biraz daha sert, rengi biraz daha açık yeni bir dokuyu oluşturmakta. Yeni oluşan bu dokular uzun yıllar içerisinde de kendi kendine küçülme gösterebilir, ancak bu süre genellikle insanların sabırları için tahammül edilemeyecek kadar uzundur ve kendi kendine olan küçülme miktarı genellikle tatminkar değildir.
Sıkça karşılaşılan ve sonradan oluşan cilt izleri hayatımızın gerek sosyal yönünü, gerekse de yaşamsal psikolojimizi olumsuz yönde etkilemekte.
İzleri nedeniyle bir çok insan işe alınamayabiliyor veya bu izlerini saklamak zorunda kalan insanların gerek sosyal hayatlarında gerekse de evlilik hayatlarında sorunlar oluşabiliyor. Bizi mutsuz eden bu izlerin özellikle kazalara, acil ameliyatlara, hastalıklara ve yanıklara bağlı olanlar kontrolümüz dışında oluşan izler olurken; estetik ameliyatlar veya sezaryenle doğuma bağlı izler ise genellikle tercihlerimiz doğrultusunda beklenmedik izleri doğurmakta.
İzler ilk oluştuklarında genellikle cilt yüzeyinden kabarık, normal cilde göre biraz daha sert kıvamlı ve rengi ise de biraz daha kırmızı renkli olmaktalar. Haftalar içerisinde ise izleri oluşturan nedbe dokusunda hafif bir küçülme ve büzülme ile birlikte, renginde açılma, kıvamında ise biraz daha sertleşme oluşmakta. Bu izler sadece kozmetik ve estetik görüntümüzü olumsuz yönde etkilemekle kalmaz, yerleştikleri bölgeye göre yaşamsal olumsuzlukları doğurabilirler. Örneğin apandisit ameliyatlarından sonra sağ bacakta şişlik ve sellülit problemlerinde artış veya sezaryen ameliyatlarından sonra bacaklarda yağlanma, şişlik, kılcal damarlarda artış ve sellülit problemleri fazla görülebilmekte. Kalça ve omuz bölgesindeki izlerde ise kol ve bacak hareketlerinde kısıtlanma, yada göğüs bölgesindeki geniş izlerde ise soluk almada zorlanma görülebilir. İzleri olan insanlar kilo aldıklarında ise iz bölgelerinde ileri derecede şekil bozuklukları ortaya çıkabilir.
Ciltte oluşan hasarlardan sonra en erken sürede yapılabilecek cilt tedavisi oluşan izin en az seviyede fark edilebilir olmasını sağlayabilir. İzlerin tamamen yok edilmesi mümkün olmamakla birlikte izler için doğru zamanda yapılan doğru tedaviler ile izler dikkati çekmeyecek ölçüde görülebilir seviyelere kadar küçültülebilir, neden oldukları yaşamsal kısıtlamaları ortadan kaldırılabilir.
İz tedavilerine başlamak için kişinin yaşı önemli değildir.
Genç insanların hücrelerinin kendilerini daha kolay ve hızlı yenileyebildikleri düşünülecek olursa, kişi ne kadar genç ise iz tedavisine vereceği cevapta o derece hızlı ve iyi düzeyde olacaktır.

Nlite V tedavi metodu en etkin yol…
İzlerin küçültülmesine yönelik olarak en etkin tedavi olarak İngilizlerin bulduğu Nlite V lazer tedavisi uygulanıyor. Nlite V lazer tedavisi yaz mevsiminde uygulanmıyor ve nedbenin büyüklüğüne göre 4 – 5 hafta aralıklı seanslar halinde uygulanıyor. Nedbenin büyüklüğü, genişliği, kalınlığı, derinliği, bulunduğu bölgenin doku yaşı, bulunduğu bölgenin esnemeye maruz kalıp kalmadığı, nedbenin kaç yaşında olduğu yapılacak seans sayısını belirliyor. Seansın süresi ise yine nebdenin büyüklüğüne bağlı, genellikle 10 dakika ile 30 dakika arasında değişen sürelerde seanslar tamamlanabiliyor.
İzlerde erken tedavi son derece önemli…
Bir iz ne kadar erken sürede müdahele edilirse o kadar kolay ve yüksek oranda tedavi edilebiliyor. Nlite V lazer uygulamasından sonra nebdenin renginde morarma oluşuyor ve bu morluk 1 – 3 hafta içerisinde kendiliğinden kayboluyor. İlk seanstan sonra problemin küçüldüğü ve renginin cilt rengine daha çok yaklaştığı görülebiliyor. Uygulama esnasında lastik bir bantın cilde çarpmasına benzer bir his duyuluyor, anestezi yapmayı gerektirecek bir ağrı ve sosyal yaşamı olumsuz yönde etkileyecek bir olumsuzluk ortaya çıkmıyor.
Bunun dışında izlerin şekillerine göre değişik tedavilerde uygulanabiliyor. İzlerin olduğu bölgede izlere bağlı yüzeysel düzensizlikleri, renk değişikliklerini azaltmak için meyve asitleri ile sert peelingler ve alüminyum oksit kristalleriyle zımparalamaya benzer mikropeeling işlemleri de tedaviye dahil edilebiliyor. Bunun dışında izin olduğu bölgeye cilt ve nedbe dokuları içerisine karbondioksit enjeksiyonu ve metotlu vakum uygulamalarıyla ile o bölgedeki kanlanma artırılıyor ve yenilenme geliştiriliyor.
İz tedavisinde kozmetik destek de önemli…
İzlerin onarılma döneminde mutlaka ışığa karşı en az 15 ultraviyole faktörü içeren ve günde bir defa sürülmek koşuluyla tüm gün korunma sağlayan güneş koruyucular kullanılmalı. İzlerin olduğu bölgede yenilenmenin hızlandırılması, doku direncinin geliştirilmesi için yüksek oranda C vitamini içeren serumlar, meyve asidi içeren kremler ve dokunun savunma sistemini geliştirecek homeopatik nemlendiricilerle mutlaka destek yapılması gerekiyor.
İz tedavileride en çok hangi problemler talep görüyor ?
Guvatr ameliyatına bağlı boyunda kalan izler
Sivilce problemlerine bağlı yüzdeki izler
Sezeryanla doğuma bağlı karında kalan izler
Yüz gereme ameliyatına bağlı kulak çevresinde kalan izler
Açık kalp ameliyatına bağlı göğüste kalan izler
İntihar amacıyla kollardaki kesi izleri
Meme küçültme ameliyatına bağlı meme üzerinde kalan izler
Yanıklara bağlı yüz ve ellerde kalan izler
Liposuction ameliyatlarına bağlı karında ve basende kalan izler
Varis ameliyatlarına bağlı bacaklarda kalan izler
Trafik kazalarına bağlı yüzdeki parçalanma izleri



