DEPRESYON ve BELİRTİLERİ

By Ahmet V. TÜRKER - Çar Nis 30, 3:35 am

Giriş

İhtimaldir ki ya siz, yada bir tanıdığınız depresyonun bir şekliyle karşı karşıyasınız. Hastalığın dolaysız etkilerinin yanında bir çok kişi, bu psikolojik hastalık nedeniyle kendilerinin damgalandığını düşünmektedir. Bu nedenle de; eşi, doktoru veya arkadaşı gibi kendisine en yakın olan kişilerle dahi bu konuda konuşmaktan çekinmektedir. Bu durum genelde kişilerin depresyonun ne olduğu ile ilgili bilgilerinin az olmasından kaynaklanmaktadır.

Bu yazıyı okuduğunuzda, ilk adımı atarak; depresyon hastalığı ile ilgili ön yargılardan uzak ve gerçekçi bilgiler kazanarak hastalığın karşısına çıkacaksınız. Çünkü aşağıda belirtilen ve daha önce varolan önyargılarınız ortadan kalkmış olacaktır:

1. Depresyon tedaviye iyi cevap veren ve tedavi edilebilen bir hastalıktır. Modern tedavi imkanlarının birçoğu depresyon tedavi için kullanılmaktadır.

2. Depresyon tedavisinden sonra kusur ve aksaklık kalmamakta, kişilikteki değişiklikler geri gelmektedir. Farklılaşmış olan kişi yine “eski hali” ile belirmektedir.

Bu yazı size depresyon ile ilgili aktüel bilgileri aktarmaktadır. Elinize aldığınız bilgileri gözden geçirdikten sonra; bilinen en yaygın hastalık ile ilgili bilgilerinizi arttırmakla kalmayıp, doktor ve uzmanların soru ve açıklamalarını da çok daha iyi anlayabileceksiniz.

Her birimiz hayatımızın herhangi bir anında üzücü bir şeyler yaşayabiliriz. Buna karşılık insanların tepkileri birbirinden oldukça farklı düzeylerde ortaya çıkmaktadır. Eğer bu böyle olmasaydı, hayat da ihtimaldir ki gereksiz ve anlamsız olacaktı. İyi ve kötü, sevinçli ve hüzünlü günler hayatımızı geçirdiğimiz anlara beraberce aittir. Umutsuz, cesaretsiz, sıkıntılı ve üzgün olduğumuz gün ve saatleri herkes bilir ve yaşamıştır. Ancak normal şartlar altında bizler bu şartlardan çabucak ve tıbbi ve teröpotik bir yardım almaksızın kurtuluruz.

Eğer üzüntü ve sıkıntılar, arkadaşsızlık ve yalnızlık duygusu, kendini çaresiz ve işe yaramaz hissetme hali, taşınamayacak kadar ağır ve uzun süreli devam ederse, kişiler buna karşı bir şeyler yapmak ve profesyonel bir yardım almak zorundadır. Aşağıdaki ifadeler, ağır bir depresyon geçiren kişiyi tanımlamak üzere kullanılmıştır:

“Ben ifade edilemeyecek kadar bedensel yorgunluk içinde; tanımlanamayacak kadar içsel sinirlilik halindeyim. Sinirlerim elektrik yüklenmiş tel gibi. Gecelerimi uykusuz geçiriyor, her an berbat bir talihsizlik yaşama korkusu içinde yaşıyorum. İçimde korku ve yalnız bırakılma duygusu artıyor. Basit bir görev bile, bana başa çıkılmaz bir olay haline geliyor. Sonuç olarak da, bedensel ve zihinsel tüm işleri yapmak benim için imkansız hale geldi. Benim yorgun kaslarım çalışmayı bıraktı, benim kafam iflas etti. Hayattaki her şey bana anlamsız ve boş geliyor. Kendimden bir şeyleri ortaya koymak ve gerçekleştirmek için olanca kuvvetimle çalışmıştım, ama artık mücadele anlamsız geliyor. Koskoca dünya bomboş geliyor.”

Depresyonun Belirtileri

Depresyon geçiren bir kişi, aşağıda sıralanan şikayetlerden birçoğunu yaşar:

Üzüntü ve Çökkünlük Hali: Sağlıklı olanlar için üzüntü, yoğun yaşanan bir duygu halidir ve ağlamayı da içerir. Belirli bir müddet sonra ciddi bir rahatlama ve hafifleme görülür. Depresyon hastaları bu rahatlamayı hissetmez. Depresifler çoğu zaman ağlayabilecek durumda bile değillerdir. Bu hastalar içlerinin bomboş olmasından yakınırlar. Alman Psikiyatrist Kurt Schneider bu durumu; “Duygusuzluk Duygusu” olarak tarif etmektedir.

Günlük Aktivitelere Olan İlginin Kaybedilmesi: Bununla sadece mesleki alan kastedilmemiştir. Hasta yakınlarının ifadeleri şöyledir: “Daha önceleri her gün günlük gazeteleri okur, akşam haberlerini de televizyondan seyrederdi. Şimdi ise artık hiçbir şey ile ilgilenmiyor.”

Arkadaşsızlık: Örneğin üzüntülü bir büyükanne sevdiği torunları ile karşılaştığında, kederli halinden belki kurtulamayacaktır, ancak hiç olmazsa biraz da olsa sevinecektir. Eğer büyükanne depresif ise, bu olaydan sevinemeyecektir. Torunları ile beraber olmak belki de tam tersi bir etki meydana getirebilecektir. Bu olaydan dolayı belki de kendini suçlayarak; “ben ne kadar kötü bir insan olmalıyım ki, torunlarımın gelişine bile sevinmiyorum” diyebilecektir.

Kendini Suçlama: Kişi o kadar ileri gidebilir ki, hayatta şimdiye kadar yaptığı her şeyin yanlış ve saçma olduğunu ifade edebilir. Veya bir yıl önce yaptığı bir hata tüm düşüncesini kaplayarak, yoğun bir suçluluk duygusu meydana getirebilir.

Kendini suçlama bu tür depresif kuruntu veya endişeleri arttırabilir. Bu kuruntu ve endişeler depresif koşullarda abartılmış ve genelleştirilmiş, ifadeler kabul edilebilir düzeyde değildir. Kuruntular bir müddet sonra büyük bir suçluluk duygusuna dönüştürülerek, kendisinin muhakkak cezalandırılması gerektiği düşüncesini meydana getirir.

Duygulanım Bozukluğu: Birçok depresif hasta için karar verme gücündeki bozulma, en kötü şikâyetlerden biridir. Hemen hemen her görev ve iş kendisine büyük bir dağ gibi görünür. bir şeyler yapabilmek inanılmaz büyük çabalar gerektirmektedir. Hastanın günlük işlerini dahi yapabilmesi için büyük bir çaba harcaması gerekmekte, daha ağır durumlarda kendi arzusu ile bir şeyler yapabilmeyi, aciz ve güçsüz bir şekilde sadece yatağında uzanarak beklemektedir. Bu durum konuşmaya da yansıyabilir. Bu durumda hasta ile konuşmak dahi zordur, çünkü genellikle ağlamaktadır. Diğer taraftan heyecanlar artmış bir şekilde de ortaya çıkabilir: Kendini suçlama düşünceleri artmış olan hasta, bazen tam olarak içsel huzursuzluk haline girerek, elleri ayakları birbirine dolaşır ve ne yapacağını bilemez hale gelir.

İçsel Huzursuzluk: İçsel huzursuzluk yaşanması hastalar için özellikle üzücüdür. Böyle durumda olan hasta;” siz benim burada gayet sessiz bir şekilde oturduğumu düşünebilirsiniz, ancak benim içim kaynıyor ve patlayacak duruma geliyorum” diyebilmektedir.

İştahsızlık ve Kilo Kaybı: Depresif hastalarda genelde iştah azalması ve buna bağlı kilo kaybı ortaya çıkar. Ancak atipik diyebileceğimiz depresyon türlerinde tam tersi bir şekilde iştah artması ve buna bağlı kilo artışı meydana gelir.

Uykuya Dalma veya Uyku Sürdürme Problemleri: Bazı hastalarda uykuya dalabilme esas problem olmasına rağmen, hemen hemen tümünde uykuyu sürdürme problemleri bulunmaktadır. Genellikle gecenin ikinci yarısında uyanarak; bir daha uyuyamazlar, düşünceler ve endişeler içinde rahatsız bir şekilde sabah ederler. Hastaların çoğu kendini sabahları daha kötü hissettiklerini, akşama doğru hafif bir rahatlamanın oluştuğunu söylemektedir.

Yine atipik depresyon çeşitlerinde, uykuda tam ters bir görüntü ortaya çıkarak; hastalar sürekli uyumak isterler, gözlerini açamamaktan, sürekli halsizlik ve yorgunluk belirtileri olduğundan bahsederler.

Bedensel Şikâyetler: Depresif hastaların çoğunun bedensel şikâyetleri de vardır. Genellikle fiziksel hastalık bulgusuna rastlanmaz. Başında bir baskı olması, göğsünde büyük bir yük varmış hissi, boğazında tıkanma veya yutkunmada zorluk hissi ve genel bir ağırlık hissi bu şikâyetlere örnektir. Kadınlarda aybaşı kanamalarının durması ya da düzensizleşmesi ile cinsel fonksiyon bozuklukları da bu tabloya eşlik eder. Bazen bu tür bedensel şikâyetler o derece artmıştır ki, psikolojik şikâyetler arka planda kalarak, şikâyetler öncelikli olarak depresyonu düşündürmez.

İntihar Düşünceleri: Hemen hemen tüm depresyon hastalarına hayat oldukça anlamsız geldiği için, ölüm düşünceleri akıllarından geçer. Özellikle hastanın yakınları, doktorlar ve yardımcı sağlık personeli için bu depresyonun önemli bir özelliğidir. Hastaların ve yakınlarının intihar düşünceleri ile nasıl başa çıkabileceği, özellikle son bölümde anlatılmaya çalışılmıştır.

DEPRESYON ve BELİRTİLERİ

Depresyonun Nedenleri

Depresyon Türleri ve Tedavi Yaklaşımları

Depresyon Geçirenlerin ve Yakınlarının Yapabilecekleri

Cevap bırak.