DUDAK KIRIŞIKLIKLARI

By Sinan İBİŞ - Pts Mar 10, 12:08 pm

Dudaklar gençlik dönemlerinde dolgun ve yuvarlak kavisleriyle güzellik ve estetiğimizin bütünleyici bir parçasını oluşturuyor. Orta ve ileri yaşlarda ise gerek dudak kaslarının gevşemesi, gerek çene kemiklerindeki erimeye bağlı hacimsel kayıplar, gerekse de kullanıma bağlı çizgilenmeler dudaklarımızın güzelliğine ve estetiğine gölge düşürür. Sigarayı çok tüketenlerde ise bu saydığımız problemler erken ve ileri düzeylerde görülüyor. Cildin ve kasların yenilenme gücünü olumsuz yönde etkileyen nikotin sayesinde dudaklarda düşey derin çizgiler oluşmaya başlıyor, sigara içerken de ağız çevresindeki dairesel kasların aşırı kasılmaya maruz kalması sonucunda ise bu düşey çizgiler ve burun ile ağız köşesini birleştiren çizgiler daha erken dönemde belirginleşmeye başlıyor ve de derinleşiyor.

İletişim kaynaklarının ve özelliklerinin her geçen gün daha çok önemsendiği günümüzde insanlar estetik ve güzelliklerine daha çok önem veriyorlar. Birbirimizi hatırlarken yüzlerimizin çizgileri hafızalarımıza kazınıyor, çizgileri fazla ciltler zaman zaman üzgün ve yorgun kişilikleri ifade ederken, kırışıksız ve gergin ciltler mutlu kişilik olarak algılanıyor ve gülümseyişleriyle enerjilerinin etraflarındakilere daha çok aktarabiliyorlar, bizi mutsuz kılan bu çizgilerin yaygınlığı ve derinliği aynı zamanda biyolojik yaşımızın göstergesi olabiliyor. Dudak estetiğinde ve güzelliğindeki bu olumsuzluklara zaman içerisinde içeriye doğru dönükleşen, kavisleri kaybolmuş, kenarları düzleşmiş bir dudak yapısı ilave olmaya başlar, hatta birçok insan ruj sürerken dudaklarındaki bu olumsuz değişiklikleri belirgin olarak fark ederler.

İstenmeyen sonuç…

İleri dönemde dudaklarımız ayaklarımıza doğru uzamış, içeriye dönükleşmiş, incelmiş, hacimsel olarak kayba uğramış, estetik çizgilerini kaybetmiş ve derin kırışıklıkları barındırır hale gelmiştir. Nikotin etkisi ile bu etkilere ilave olarak cildin rengi sararmış, yüzeyi pürüzlenmiş ve mat bir görünüm almıştır.

Artık dudakları yeniden yapılandırmak için hiçbir neden yok…

Dudak kaslarındaki dengesiz kasılmaları kontrol altına almakla işe başlıyoruz, minik bir botox uygulaması ile derin çizgilerin ve büzülmelerin olduğu yerlerdeki dudak kasları gevşetiliyor, artık kasların estetik görüntümüz üzerindeki olumsuz sonuçları da kaldırılmış oluyor. Bu işlem için saniyeler yeterli ve sonuçlar için 1 – 2 hafta beklemek gerekiyor.

Kaybolan hacimleri geri kazandırmak…

Artık dudaklara hacim kazandırmak gerekiyor, bunun için naturel dolgulardan faydalanabiliyoruz ama kalıcılıkları 6 – 8 aydan öteye gitmiyor, yada bedeninizden alınacak kendi yağınızla dudaklara hacim kazandırmak en iyisi. Çünkü kendi yağınızla yapılan işlemlerin kalıcılığı da yıllar sürebiliyor. Kişinin toleransına göre anestezi gerektirmeyen ama ağrıya duyarlı kişilerde minik bir lokal anestezi ile rahatlıkla gerçekleştirilen işlemle dakikalar içerisinde yeni dudak formunuza kavuşabiliyorsunuz. Birkaç günden sonra ise koyulan dolgular veya yağ iyice yerleşiyor ve dudaklar için beklenen güzellik elde ediliyor.

Ciltteki çökmelerin doğurduğu kırışıklıklar…

Cildin içerisindeki kollajen, elastin adı verilen proteinlerin kaybına bağlı derin çizgilerinde iyileştirilmesi gerekiyor. Bunun için çizgileri onaran ve tercihe bağlı olarak 12 ay kullanılabilen Nlite V lazer sistemi ile çizgiler onarılıyor, uygulama son derece konforlu ve acısız, birkaç dakikada yapılan tedaviden sonra ilk 72 saatte kaybolan proteinler geri geliyor, bu proteinlerin kırışıklıkları küçültmesi için ise su depolaması gerekiyor ve en iyi sonucu görmek için 8 – 12 hafta gerekli, uygulamadan iki hafta sonra sonuçlar kendini belli etmeye başlıyor. Artık daha kırışıksız ve genç görünümde dudaklarımızı görmeye başlıyoruz.

Nadiren kalıcı makyajla estetiğe güzellik katılıyor…

Bazı dudakların kırmızı kenarlarının renklerinin daha canlı olması ve dudak kenarlarındaki çizgilerin daha belirgin olması güzelliği daha da zenginleştirebilir. Bunun için ise hafif bir kalıcı makyaj işlemini uygulamakta yarar var.

Mimik hatları da unutulmamalı…

Burun köşeleri ile ağız köşelerini birleştiren derin mimik hatları da dudak problemleri olan hastaların çoğunda rahatsız edici boyutta belirgindir, estetik bütünlük açısından mutlaka bu çizgilerinde küçültülmesi gerekiyor. Bu çizgiler acaba yüz kaslarındaki sarkmaya mı bağlı gelişmiş, yada aşırı kullanıma bağlı o bölgede ciltte ve cilt altında proteinsel çökmeye mi bağlı oluşmuş, net olarak anlaşılmalıdır. Bu çizgiler içerisinde yukarıdaki çözümler uygulanabilir ancak yüz kaslarındaki sarkma problemi belirgin ise bir plastik cerrahtan yardım almakta yarar var.

Her yaşta uygulamak doğrumu…

Dudak ve çevresindeki sorunlar kişileri ne zaman rahatsız ediyorsa o zaman uygulanabilir, yaş ve cinsiyet yönünden bir kısıtlama söz konusu değil.

Tabi ki başarıyı korumakta son derece önemli…

Özellikle güneş ışınları, renkli kozmetikler, sigara tüketimi, klorlu sular ve olumsuz çevre koşullarından mümkün mertebe imtina etmek gerekiyor. Cildin bakımını ise düzenli olarak yapmak gerekiyor, çizgilerin gerek azaltılması, gerekse de yenilerinin geciktirilmesi amacıyla bol C vitamini ve meyve asitlerini uygulamak gerekiyor. Güneş ışınlarının her geçen gün daha tehlikeli olduğunu dikkate alarak cilt yaşlanmasına karşıda mutlaka tüm gün koruma sağlayacak koruma faktörlerinin de cilde uygulanması gerekiyor.

Sonuçlar ne kadar doğal gözükecek…

Her ne yapılırsa yapılsın kişilerin problemlerinin ne kadar farkında oldukları veya yapılacak işlemlerin sonuçlarının yaklaşık olarak hangi ölçülerde elde edilebileceği uygulamaları yapacak hekimler tarafından kişilere anlatılmalı. Uygulamaları planlayan ve gerçekleştiren hekimlerin sanatsal bakışları da son derece önemli. Bu hekimler hastalarına baktıklarında sorunun ne olduğu, hangi sorunun ne şekilde giderilebileceği ve elde edilecek sonucun söz konusu hastanın naturel görünümünün gelişimine ne kadar katkı sağlayacağı mutlaka dikkate alınmalı.

Yapılan işlemler abartısız olarak tamamen kaybolan naturel görünümü kısmen de olsa tekrar yakalamak üzere planlanmış doğal geliştirici işlemler. Elde edilen sonuçlar ise kişilerin bu dokularını kullanımlarına, yaşam koşullarına bağlı olarak kaybolabildiğinden aylar veya yıllar sonra ihtiyaca göre tekrarlanabiliyor.

Cevap bırak.