GENÇLEŞEBİLİR MİYİM?
By Sinan İBİŞ - Paz Mar 09, 1:11 pm

Belki de cerrahi işlemler olmadan antiaging tedavilerinin nasıl yapılacağını düşünmenin tam zamanı.
Kadın erkek bir çok insanın banyo dolabı veya tuvalet masasının üzeri cildimizin genç görünümü için anlamlı paralar yatırdığımız antiaging nemlendiriciler, serumlar ve peelinglerle dolu. Bir gün aynaya bakarken yüzünüzdeki bir kırışığın gerçek bir kırışık mı, yastık izi mi olduğunu anlamanız bazen uzun zamanınızı alabilir ve kozmetik uygulamalarımızın evveliyatını düşündüğümüzde ise bir gerçeği anlayabiliriz; kullandığımız kozmetikler pek işe yaramıyor. Yaşımız ilerlediğinde zaman geçiyor ve yerçekimi görevini acımasızca yaparak bir yandan kırışıklıklarımızın derinleşmesine, diğer yandan da cildimizin elastikiyetinin bozularak sarkmasına neden oluyor.
Annelerimiz ise yaşlanmayı bizlere göre daha olgunlukla karşıladılar hep. Günümüzde çok az sayıda kadın yaşlanmayı serinkanlılıkla karşılayabiliyor fakat operasyon gerektiren tedaviler hem korkutucu ve hem de pahalı oldukları için çok fazla tercih edilmiyor. Ayrıca genç bir görünüme sahip olmak için cerrahinin yetenekleri yeterli gelmiyor, çünkü cerrahi bozulmuş hatları gizlemek için iyi bir yöntem, ancak cildin yüzeyindeki problemleri gizlemiyor yada cildin kalitesine ve sağlığına bir katkı sağlamıyor.
Kırışıklıklar için cerrahi dışında Botox uygulamasından sıkça söz ediliyor, her kırışıklıkta botox tercih edilebilir mi konusunda da şüpheler bir çok insanın zihninde cevaplanmayan soru olarak duruyor. Botoxun kasları felç ettiği, yılan zehiri olduğu veya bağımlılık yaptığına dair birçok aslı astarı olmayan konuşmalar ortalıkta dolaşıyor. Şüphesiz ki uzun yıllardır hekimler tarafından uygulanan botox metodunun faydalı olduğu muhakkak, ancak endişe duyulacak nokta botox benim kırışıklıklarımın tedavisi için doğru bir yöntem mi ? Cerrahi operasyon ve botox dışında etkili, ekonomik hangi uygulamalar var?
Lazer estetiği konusunda tecrübeleriyle uzmanlaşmış hekimlerin cilde kazandırdığı gençlik etkilerini gördüğünüzde acaba benim ihtiyacım bumu diye kendi kendimize sorabiliriz. Birçoğumuzun sigara tiryakisi olduğu hesaba katılırsa, “aşırı hassas, gri ve donuk cilt” tanımlaması ve bu alışkanlığımıza bağlı olarak ta cildimizin hızla daha sağlıksız ve yaşlanmış hale dönüştüğünü duymak sürpriz olmasa gerek.
Basit olarak birkaç hafta süreyle cilde glikolik asitlerle veya aluminyum oksit kristalleriyle yapılan peelinglerin yapılmasıyla elde edilen faydalar cildimizin aydınlanmasını sağlayabilir ve bizi mutlu edebilir. Evde de glikolik asitli ürünlerin veya deniz mercanından elde edilen onarıcı kozmetiklerin kullanımıyla da yaşlanmaya karşı direnilebilir.
Glikolik asitli veya aluminyum oksit kristalleriyle yapılan peelingler, size yanık kazası geçirmiş görünümü veren derin kimyasal peelingler veya cerrahi peelingler ile karıştırılmamalı. Bunlar daha hafif uygulamalar, cildin problemli yüzeyel epiderm hücreleri arasındaki yapıştırıcı bağları koparıyor ve bu yaşlanmış hücrelerin cilt yüzeyinden uzaklaştırılmasını sağlıyor. Böylece yeni, genç ve canlı görünümlü hücrelerin cildin yüzeyine yerleşmesini sağlar. Basit seviyeli klinik peeling uygulamaları ile cildiniz daha pürüzsüz, daha canlı ve parlak, daha nemli, daha kırışıksız ve lekesiz, siyah noktaları azalmış, gözenekleri daralmış hale gelecektir.
Tabi ki yaşlanan ciltlerde sarkma denen elastikiyet kaybının da elden geldiğince onarılması gerekiyor. Özellikle mikro akım ile çalışan elektroterapi metotlarıyla cilt ve cilt altı dokuları uyarılabilir, kaslar güçlendirilebilir. Böylece zayıflayan dokular yerine daha sıkı ve güçlü dokular gelebilecektir, sadece bunun için sabırlı, uzun haftalar gerekmekte.
Bir sonraki adım ise gözlerinizin çevresindeki kaz ayaklarının azaltılması veya yok edilmesi. Kırışıklıkların % 50 – 80 inin giderebilen Nlitw V lazer tedavileriyle kırışıklıklar altındaki azalmış kollajenler geri kazandırılıyor, elastikiyet kaybına neden olan elastin liflerinin ise üretimi artırılıyor. Bunun için de tedaviden sonra 3 ay beklemek ve sonuçları gözlemek gerekiyor.
Beyaz tenlerde yüzdeki çatlamış kılcal damarların kötü görünümleri ise yoğun ışık kaynakları ile yapılan tedavilerle hemen azaltılabilir ve normal cilt rengine ulaşılabilir. Sadece bu uygulamanın biraz sıcak ve kaşıntı hissi vereceğini, çok hoş bir his olmasa da sonuçların buna değer olacağını söylemek mümkün.
15 gün sonra ise derin çizgilerin altına bir miktar dolgu koyma zamanı gelebilir.
Burada seçilecek dolgu kristal berraklığında vücudumuzda bol miktarda yer alan kıkırdağa benzer yapıdaki naturel hyaluronik asit olmalı. Bu madde genellikle ağız ve göz çevresindeki çizgiler, dudak çevresindeki mimik hatları için kullanılabiliyor. Bazı doktorlar bu işlemden önce bu bölgeyi uyuştururken bazıları da uyuşturmaya ihtiyaç duymazlar. Tahammül edilebilir kısa süreli bir ağrı ile dolgunun yapıldığı alanda oluşan hafif kızarıklık ve hafif şişlik birkaç gün içerisinde tamamen kaybolmakta. Bazen bir iki gün kadar ciltte hassasiyet hissedilebiliyor. Fakat sonuç mükemmeldir, uygulama yapılan çizgiler artık bizi rahatsız etmeyecek seviyede derinliklerini kaybetmişlerdir.
Beyaz dişler yüzün görünümünü çok değiştiriyor. Özellikle sigaraya bağlı sararmış dişlerinde beyazlatılması gerekiyor. Diş hekiminin uygulayacağı doğru diş beyazlatma tedavilerinden istifade edilebilir. Hidrojen peroksit veya lazer metotlarıyla diş beyazlatma tabi ki sizin diş hekiminiz tarafından size önerilecek ve yapılacak bir uygulama olacak. Sonucu iki yıl dayanan, son derece kolay uygulanabilen lazerle yapılan beyazlatma işlemiyle dişlerinizde birkaç ton açılma görebilirsiniz.
Gençlik imajımız için bu kadar zaman, duygu ve para harcamaya değermi?
Cildiniz çevrenizdekiler ve sizin tarafınızdan kolayca fark edilebilecek ölçüde yıllardan beri en iyi tonuna kavuşabilir. Maddi gücünüz yettiğince bu uygulamaları kesinlikle tekrar yaptırabilirsiniz. Peki bu uygulamalardan kazanılanlar zamanı geri çevirdim mi? Tabi ki hayır. Eğer 60 yaşında olup, 25 yaşında görünmek istiyorsanız, paranızı boşuna harcamayın. Herhangi bir hasar riski olmayan bu tedavi türleri harikalar yaratmaz ama cildinizde gerek sağlık, gerek estetik, gerekse de güzellik yönlerinden farkedilir gelişmelere neden olabilirler.



