BAKIR DOKULARINIZA GÜÇ KATAR
By Sinan İBİŞ - Paz Mar 09, 12:30 pm

Bakır, demir ve çinkodan sonra vücutta en fazla bulunan elementlerden birisi. Hücre ve hücrelerarası biyolojik faaliyetlerimizi yönlendiren enzimlerin işleyiş süreçlerine katkısı nedeniyle, canlı organizmaların normal büyüme, gelişme ve fonksiyonları için önemli bir element. Bu hayati süreçler canlıların bakım, onarım ve yenilenme fonksiyonları için gerekli. Bakır ayrıca birçok önemli enzimlerde anahtar rolü üstlenen biyolojik öneme sahip.
|
Bakırın Aktive Ettiği Enzimler ve Görevleri
|
|
| Enzimler | Görevleri |
| Cytochrome C oxidase | Enerji metabolizmasını güçlendici |
| Lysyl oxidase | Kollajen ve elastini güçlendirici |
| Superoxide Dismutase | Anti-oksidan etkili |
| Seruloplasmin | Bakırın ve demirin taşınmasını sağlar, anti-oksidan etkili |
| Dopamine b-hydroxylase | Hormon sisteminin düzenlenmesini sağlayıcı |
| Tyrosinase | Cildin rengini düzenleyici |
Sağlıklı yetişkinlerde önerilen günlük bakır alım miktarı günde 1.5 mg ila 3 mg arasında değişmekte. Ancak,normal beslenme ile bu miktar ancak 1 mg veya daha az seviyede kalmakta. Bu nedenle, bakırın eksikliğine zannedilenden daha fazla rastlanmakta.
Bakır eksikliği birçok hastalığa da neden oluyor…
Bakır eksikliğinin çok fazla olduğu durumlarda, kansızlık, bağışıklık sisteminde zayıflama, enfeksiyonlara sık yakalanma ve iskelet sisteminde mineral eksikliği ile kemiklerde zayıflama görülmekte. Genç erkek ve bayanlar üzerinde yapılan bilimsel araştırmalara göre, bakır eksikliğinin dokular üzerinde uzun vadeli olumsuz etkilerinin olabileceği, özellikle dokularda yıkımla seyreden hastalıklarda önemli bir rolünün olduğu belirtilmekte. Mesela, bakır eksikliği kalp ritminde dengesizlik yaratabilmekte, kan yağlarının artmasına ve kalp boşluklarında pıhtı oluşumuyla seyreden hayati kalp hastalıklarına ve dolaşım sisteminde bozukluklara neden olabilmekte. Ayrıca mide barsak ülserleri ile cilt yaralarında, şeker hastalığının dokular üzerindeki sağlık kayıplarında ve kanserli hastalarda doku sağlığını geliştirmede başarı ile kullanılmakta.
Bakır seviyesinin dokularda azaldığını gösteren herhangi bir teşhis kriteri bulunmamakta. Bakır yetmezliğindeki en önemli gösterge ise, bakırın aktive ettiği birçok enzimin azalmasına bağlı çeşitli dokusal bozuklukların ortaya çıkması.
Yapılan bilimsel çalışmalara göre bakır elementi dokuları osteoporozdan, kalp damar hastalıklarından, serbest radikal hasarından ve kanserden korumakta. Bakır ayrıca cildin, saçların, kan damarlarının ve bağ dokularının güçlü ve esnek olmasını sağlamakta.
Saç dökülmesine karşı bakır…
Bakır, doku onarımı ve yenilenmesi yönünden yaşamsal kritik olayları hızlandıran birçok temel biyolojik ve biyokimyasal özelliğe sahip bir element. Bakırın doku sağlığı ve gençliğine yönelik bir çok etkisi söz konusu, bu etkiler arasında enfeksiyonlara karşı direncin artması, dokuda yeni kan damarlarının gelişmesi, doku diriliğini artıran kollajen ve diğer proteinlerin üretiminin artması, yaralar varsa bu yaraların iyileşmesi başlıcalarını oluşturmakta. Böylece dokular daha genç, daha sağlıklı ve daha problemsiz yaşama şansını yakalar.
Saç köklerinde saçı inşa eden proteinlerin üretimindeki eksilme, saç köklerini besleyen kılcal damarların zayıflaması zamanla saçlarda matlaşma, yatıklaşma, incelme, kırılma, seyrekleşme, dökülme gibi problemlere neden olmakta. Özellikle bakır içeren saç ve saçlı deri bakımı ürünleri ile saçlar daha güçlü hale getirilebilmekte, dökülme süreci geciktirilebilmekte. Saçlarını sıkça boyayan kişilerin saçlarındaki kayıplar ise yine bakır içeren saç şampuanları ile asgariye indirilebilmekte.
Bakır hangi gıdalarla alınabiliyor…
Bakır eksikliğine karşı beslenme ile önlem almak son derece kolay. Deniz ürünleri, karaciğer, kırmızı et, kuru baklagiller, ceviz, susam, fındık, buğday, arpa, pirinç ile vücuda ihtiyacımız olan bakır alınabilmekte.



